ABD'nin yeni seçilmiş başkanı Donald Trump, çok tartışma yaratacak bir açıklamaya daha imza attı. Donald Trump, bu kez nükleer silahlara kafayı takmış gibi gözüküyor.


Amerika Birleşik Devletleri'nin hatta belki de dünyanın en çok tartışılan figürlerinden biri olan Donald Trump, garip bir açıklama ile daha gündeme geldi. Donald Trump, "Amerika Birleşik Devletleri, nükleer silahlarının sayısını artırmalıdır ve kapasitelerini geliştirmelidir.Ta ki dünyanın geri kalanı nükleer silahlar konusunda mantıklı düşününceye kadar." ifadelerini kullandı. Elbette Donald Trump'ın aklından geçenleri kavramak olanaksız ama akıllara şu soru geliyor: Nükleer savaş seçeneği masaya geri mi döndü? Atom Çağı korkularını tekrar mı yaşayacağız?

Aslına bakılacak olursa 1980'li yıllardan beri, nükleer silahsızlanma konusunda politik fikir birliğine varıldı ve kayda değer adımlar atıldı. 1986 yılında bilim adamları Fred Solomon ve Robert Q. Marston tarafından yayınlanan bir akademik araştırma da sonuçların korkunç olabileceğini vurguluyor:

"Nükleer silahların, özellikle sağlığımıza ne gibi etkilerde bulunabileceğini unutuyoruz. Dünyaya neler yapabileceklerini de umursamıyoruz. Yapabileceğimiz en iyi şey onları tanımak ve yarattıkları yıkımın boyutunu anlamak"


Parlak, sıcak sonra da soğuk

İsim:  3949898611_8fde1f0d59_o-800x418.jpg
Görüntüleme: 30
Büyüklük:  61.2 KB (Kilobyte)

Nükleer bir silahın patlamasıyla ölmek, kesinlikle ölümün en kötü yollarından biri. Nükleer silah atıldığında yüksek bir ısı yayılır ve bunu, patlama ile tetiklenen ateş fırtınaları izler. Eğer patlamaya yakın değilseniz ve anında buharlaşmadıysanız, kilometrelerce yarı çapta diri diri yanabilirsiniz.

Gerek füzyon gerekse fizyon bombaları X-ışınları yayar. X-ışınları iyonosferde absorbe edilir. Isı yükselir. Sonuç olarak sürekli genişleyen bir ateş topu haline dönüşür. Bir megatonluk nükleer bir bomba, 1.6 kilometrelik alanı küle çevirebilir. Bunu şok dalgaları izler. EM radyasyonu yayılırken, 1 megatonluk bomba 12 kilometrekarelik bir alanı dümdüz edebilir. Aşırı ısınmış hava nedeniyle, nükleer bomba kendi rüzgarlarını yaratır. Zehirli gazlar şehrinin üstünü kaplar. Olur da, şok dalgası veya ateş topları yüzünden hayatınızı kaybetmediyseniz, zehirli hava sizi ölüme götürür. Örnek vermemiz gerekirse Hirohisma'da, patlamanın 18 kilometre uzağındaki insanlar bile ciddi biçimde yaralanmıştır.

Karanlık bir duman atmosferi kaplar. Tabii ki bunun da dramatik etkileri olacaktır: Nükleer bombanın patlamasından takribi bir hafta içinde, sıcaklık 20 ile 40 derece arasında düşer. Bu etki haftalar hatta aylar sürebilir. Sonuç nükleer kıştır. Yıllar geçtikçe toprak, radyasyonu ve diğer maddeleri emer ve sonunda mevsim normallerine dönüş sağlanır.

Radyasyon ise diğer bir tehlikedir. Eğer gereğinden fazla radyasyona maruz kaldıysanız, vücut bu atıklardan kurtulamaz. Etkilerin çözülmesi zordur ve zehir, işini sinsice yapar. Kanser gibi bir hastalıkla karşılaşmaz iseniz bu bir mucize sayılabilir.

Atmosferde toplanan maddeler, ozon tabakasına da ciddi zararlar verir. Mor ötesi radyasyon partikülleri parçalar. UV (Ultraviolet-Mor Ötesi) Sonbaharı ibaresi de buradan kaynaklanır. Güneşin zararlı ışınları size doğrudan etki eder. Dünya kendini düzeltmeye çalışsa da, işi hiç kolay değildir.

"Tüm İhtiyacımız açık düşünmek"


İsim:  h-bomb.jpg
Görüntüleme: 32
Büyüklük:  411.9 KB (Kilobyte)

Bilim adamı Dr. Lewis Thomas "Sözü edilemez ibaresi gözümüzün önünde gerçekleşenler ve bizim kavramakta zorluk çektiğimiz şeylere işaret ediyor. Lütfen dikkatinizi verin; çalışmalarımızı yayınlarken, pek çok bilim adamından destek aldık. Tüm ihtiyacımız olan net düşünmek, gerekirse korkmak ve tüm olasılıkları gözden geçirmek. Çağımızdaki liderler bazen körlemesine bir iyimserlik duygusuna sahip olabilir ama siz düşünün, korkun ve araştırın. Sözü dahi edilemez ibaresini kendiniz tanımlayın." ifadelerini kullanıyor.

webtekno