• Agresif
  • Aptal
  • Arsız
  • Aşık
  • Bezgin
  • Bilgin
  • Cesaretli
  • Çılgın
  • Endişeli
  • Geveze
  • Kagılı
  • Kederli
  • Kimsesiz
  • Korkulu
  • Küstah
  • Kızgın
  • Melek Gibi
  • Mesgul
  • Mutlu
  • Neseli
  • Niteliksiz
  • Olgun
  • Sarhoş
  • Sarsıntılı
  • Savurgan
  • Sert
  • Sinsi
  • Soğuk
  • Stresli
  • Suratsız
  • Sıcak
  • Tembel
  • Uyuşuk
  • Yaramaz
  • İsrarcı
  • Zararsız
  • Öylesine
  • Şaşkın
  • Şeytani
  • Şüpheli
    1. #1


      Müfettiş Richard Kane
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Hali
      ----
      Nerden
      İstanbul
      Üyelik tarihi
      04.02.2013
      Mesajlar
      590

      Standart Emperyalizm Kavramı Üzerine

      Emperyalizm kavramı özellikle de 1960’tan sonra değişik anlam kaymalarına uğratılarak kullanıldı ve halen de öyle kullanılmaktadır. Dolayısıyla, Emperyalizm denildiğinde ne anlaşılması gerektiği açıklanmadan bu kavramı kullanmak sakıncalar doğuracaktır ve de doğurmaktadır. Öteden beri özellikle sosyal bilimlerle akademik düzeyde uğraşanların bu kavramı çok daha değişik bağlamlarda kullanabilme girişimleri ve eğilimleri olmuştur. Bunlara göre Emeryalizm kavramı, ona İngiliz İktisatçısı John Atkinson Hobson’un (1858-1940) yüklediği anlam dışında kullanılırsa sakıncalar doğurmaktadır. Lenin’in de belirttiği gibi, Hobson, samimi bir sosyal-reformist ve pasifist’ti. Emperyalizm adlı bir incelemesi vardı (1902). Lenin, bu incelemeden, kaydı ihtiyatla yararlandığını belirtmiştir.

      Nedir ki, Emperyalizm kavramını belirli bir anlamda ilk kullanan Hobson değildir. Bu kavram 1850’lerde Karl Marx tarafından ’’Sömürgecilik’’ (Colonialism) ve ’’İltihakçılık’’ (Annexationism) anlamlarında kullanılmıştır. İlk bakışta, Hobson’un yüklediği anlamın Marx’ın kullandığına daha yakın olduğu gibi bir izlenim çıkarılabilir fakat gerçekte durum böyle değildir. Marx, Sömürgecilik ve İltihakçılık’ı, var olan ve gelişmekte olan kapitalist üretim tarzının sui generis (kendine özgü) bir uygulaması olarak görüyordu. Oysa Hobson’a göre, tarihi yapanlar yöneticilerdi; sınıflararası mücadeleden (Sovyet tezi) bilimsel anlamda söz edilemezdi; bazı ülkeler –ki başta İngiltere- katı Protectionism uygulamalarıyla serbest rekabetçiliği ortadan kaldırmaya yönelmişler ve belirli zümrelere aşırı çıkarlar sağlamaya koyulmuşlardı.Bu ise, esasta uluslararası bir sorundu, sınıfsal olmaktan çok. Çünkü son tahlilde mücadele uluslar arasında geçmekteydi ve belirleyici olanlar da hükümetler ve onların temsilcileriydi. Özetlersek, Marx’a göre Emperyalizm var olan kapitalist üretim tarzının siyasi-iktisadi yapısıyla sımsıkı bağları olan ve bundan kaynaklanan tarihsel ve sınıfsal bir olguyken, Hobson’a göre, hükümet ve iktidarla sımsıkı bağları olan ve genellikle bunların davranış (diplomatik, politik) biçimlerinden kaynaklanan bir anlamda sınıflarüstü bir olguydu, diyebiliriz. İşte Marx’ın üzerine özel bir kitap yazmadığı fakat defalarca kullandığı bu kavrama, Lenin, Hobson’dan ve Kautsky’den farklı olarak, Ploretarya Diktatörlüğü anlayışına uygun bir anlam yüklemiştir.

      Lenin’ e göre Sömürgecilik siyaseti ve Emperyalizm, Kapitalizm’den çok önce de vardı. Kölecilik ilkesi üzerine kurulmuş olan Roma İmparatorluğu, sömürgecilik siyasetini ve Emperyalizm’i uygulamıştı. Buna İÖ. 1500 yıllarının Ortadoğu imparatorluklarını ve Persleri de ekleyebiliriz. Fakat Lenin’e göre Emperyalizm tarihin bu genel akışı içerisinde, özllikle de 20. yüzyılda yeni bir nitelik kazanmıştı. İşte Lenin, modern Kapitalizm’in eşitsiz gelişim yasalarından doğan bu özel dönemi ve bu dönemin siyasal ve iktisadi ilişkilerini kastederek ’’Emperyalizm: Kapitalizm’in En üst Durağı’’ demektedir.

      Lenin’e göre modern Kapitalizm’in bu durağındaki Emperylizm açık ve keskin olarak şu cümlede ifadesini bulur: ’’Emperylizm, iktisadi özü itibariyle, tekelci Kapitalizm’’ dir. Ve tekelci-Kapitalizmin dört karakteristiği de Şunlardır: İlk öğe, sanayice ilerlemiş ülkelerde tekellerin kesin ve mutlak üstünlüklerini kabul ettirmiş olmaları; ikincisi, tekelcilerin hayati önemdeki tüm hammaddeleri, başta kömür ve demir olmak üzere, kendi denetimleri altına almış olmaları; üçüncüsü, bankaların tekellerle birlikte finans-oligarşisini oluşturarak hemen hemen tüm ülkelerde sermaye ve iratları denetimleri altına almaları; dördüncüsü, sömürgeci siyaseti.

      Özetle, Lenin’in Emperyalizm derken kastetiği bunlardır. Lenin’in işaret ettiği bu dört ana özellik, günümüzde aynı anda ve bir bütün olarak, kesin ve mutlak egemenliğini bir blokta somutlaştırmaktadır, bu da başını ABD’nin çektiği Kapitalist Blok’tur. Bunların dışında kalan ülkelerden ve bloklardan hiçbiri Lenin’in yüklediği anlamda Emperyalist sayılamazlar.

      Emperyalizm, indirgemecilik yoluyla sadece tekelciliğe ya da Kapitalizm’le özdeşleştirilemez. Emperylizm bunların mutlaka bir arada var olmalarını ve birbirlerini etkilemelerini gereksinir. Diğer bir açıklamayla, Emperyalizm bunlardan kopuk ve tecrit değildir fakat tek tek biri ya da öbürü de değildir. Emperyalizme bağımlılık derken de kastettiğimiz Tekelci-Kapitalizm’in iktisadi siyasetine bağlanarak ulusal ve uluslararası ilişkilerde bunun yönlendiriciliğini kabullenmektir.

      Manifaktür dönemi sırasında kapitalist üretimin gelişmesi Avrupa kamuoyunda kalabilmiş son haya ve izan’ı da hatta din’i ve Tanrı’yı da silip süpürmüştü. Öyle ki, Marx’ın gösterdiği gibi, 17. yüzyılın başta giden kapitalist ülkesi Hollanda, İnsan-Hırsızlığında diğer sömürgeci ulusları çok geride bırakmıştı. İşte Tekelcilik ilkin bu dönemlerde başlamıştır. Protestanlığın kurucusu Martin Luther’in 16. yüzyıldaki ünlü, ’’Societies Monopolia’’ önerisi sermayenin belirli ellerde birikmesine yarayan bir kaldıraç olmuştur. Son derece hızla büyüyen bu servetler, Tekelci-Kapitalist’in ön-koşulu olan Sanayi(ci) Kapitalist’i üretmiştir.


      Kaynaklar:

      Aytunç Altındal, Haşaş ve Emperyalizm

      Not: Hobson’un New-Protectionism adlı bir kitabı daha vardır ki, bu, öncekilerden daha dikkat çekicidir. Kitap 1916 yılında yayımlanmıştı ve Hobson, burada, Batı Avrupa’da sürdürülen Protectionism’in kaçınılmaz olarak yeni bir dünya savaşına yol açacağına değinmkteydi.
      Konu Donald J. Trump tarafından (06.08.2016 Saat 04:32 ) değiştirilmiştir.

    2. #2


      DRNTYF Ana Muhalefet Lideri
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Hali
      ----
      Nerden
      İstanbul
      Üyelik tarihi
      29.05.2011
      Mesajlar
      1.527
      Takımı

      Standart

      Bu aralar Callinicos'un Emperyalizmini okuyordum, benim için yerinde bir yazı oldu. Eline sağlık.
      Donald J. Trump Bunu beğendi.

    3. #3


      Müfettiş Richard Kane
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Hali
      ----
      Nerden
      İstanbul
      Üyelik tarihi
      04.02.2013
      Mesajlar
      590

      Standart

      Alıntı Citizen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      Bu aralar Callinicos'un Emperyalizmini okuyordum, benim için yerinde bir yazı oldu. Eline sağlık.
      O da Lenin gibi Emperyalizm'i bir çeşit ileri Kapitalizm olarak mı tanımlıyor yoksa sadece sömürgecilik olarak mı tanımlıyor, merak ettim kitabında ne diyor, bu ismi de ilk defa senden duyuyorum
      CITIZEN Bunu beğendi.

    4. #4


      DRNTYF Ana Muhalefet Lideri
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Hali
      ----
      Nerden
      İstanbul
      Üyelik tarihi
      29.05.2011
      Mesajlar
      1.527
      Takımı

      Standart

      Alıntı Richard Kane Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      O da Lenin gibi Emperyalizm'i bir çeşit ileri Kapitalizm olarak mı tanımlıyor yoksa sadece sömürgecilik olarak mı tanımlıyor, merak ettim kitabında ne diyor, bu ismi de ilk defa senden duyuyorum
      İleri Kapitalizm olarak görüyor. Zaten adam devrimci. Alex Callinicos.
      Donald J. Trump Bunu beğendi.

    5. #5


      Müfettiş Richard Kane
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Hali
      ----
      Nerden
      İstanbul
      Üyelik tarihi
      04.02.2013
      Mesajlar
      590

      Standart

      Alıntı Citizen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      İleri Kapitalizm olarak görüyor. Zaten adam devrimci. Alex Callinicos.
      Bu marksizm'i veya Leninizm'i kullanarak Komünizm gibi faşist yönetimlerle devrim yapmak isteyen tipler de bana uç geliyor, tabi tam tersi ABD gibi kapitalizmin güle oynaya ilerlediği sistemlerde uç geliyor. Sen şahsi olarak marksizm hakkında ne düşünüyorsun? Ben şahsen marksizm'i bazı yönleriyle beğeniyorum bazı yönleriyle eleştiriyorum, mesela temel sanayi dallarının devletleştirilmesi veya büyük kapitalistin küçük kapitalisti yutması fikrine katılırım, ama sosyalistlerin iddia ettiği gibi toplumlardaki her sorunun örneğin fahişeliğin kapitalizm yüzünden çıktığına veya Marks'ın proleterler devrim yapacak ve Kapitalizm alt edilecek fikirlerine katılmam.
      CITIZEN Bunu beğendi.

    6. #6


      DRNTYF Ana Muhalefet Lideri
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Hali
      ----
      Nerden
      İstanbul
      Üyelik tarihi
      29.05.2011
      Mesajlar
      1.527
      Takımı

      Standart

      Alıntı Richard Kane Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      Bu marksizm'i veya Leninizm'i kullanarak Komünizm gibi faşist yönetimlerle devrim yapmak isteyen tipler de bana uç geliyor, tabi tam tersi ABD gibi kapitalizmin güle oynaya ilerlediği sistemlerde uç geliyor. Sen şahsi olarak marksizm hakkında ne düşünüyorsun? Ben şahsen marksizm'i bazı yönleriyle beğeniyorum bazı yönleriyle eleştiriyorum, mesela temel sanayi dallarının devletleştirilmesi veya büyük kapitalistin küçük kapitalisti yutması fikrine katılırım, ama sosyalistlerin iddia ettiği gibi toplumlardaki her sorunun örneğin fahişeliğin kapitalizm yüzünden çıktığına veya Marks'ın proleterler devrim yapacak ve Kapitalizm alt edilecek fikirlerine katılmam.
      Marksizm bana göre bir ütopya, fazlası değil. Teoride herkesin işine gelebilecek bir ideoloji ama pratikleri oldukça kanlı. Sosyalizm ise işçinin sırtından kurulan bürokratik parti aristokrasisi, fakat bunlara karşı değilim, çünkü her ideolojinin bir alternatifi olması bence hepimiz için en iyisi. Eğer sosyalizm olmasa Kapitalizm bizi daha çok sömürür, Kapitalizm olmasa Sosyalizm, Marksizm tarafından daha fazla sömürülürüz.
      Donald J. Trump Bunu beğendi.

    7. #7


      Müfettiş Richard Kane
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Hali
      ----
      Nerden
      İstanbul
      Üyelik tarihi
      04.02.2013
      Mesajlar
      590

      Standart

      Alıntı Citizen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      Marksizm bana göre bir ütopya, fazlası değil. Teoride herkesin işine gelebilecek bir ideoloji ama pratikleri oldukça kanlı. Sosyalizm ise işçinin sırtından kurulan bürokratik parti aristokrasisi, fakat bunlara karşı değilim, çünkü her ideolojinin bir alternatifi olması bence hepimiz için en iyisi. Eğer sosyalizm olmasa Kapitalizm bizi daha çok sömürür, Kapitalizm olmasa Sosyalizm, Marksizm tarafından daha fazla sömürülürüz.
      Evet haklısın ama işin ilginci her türlü sömürülüyoruz, Çin veya SSCB olunca Komünist Partisi tarafından sömürülüyoruz, ABD veya Avrupa olursa Kapitalizm tarafından sömürülüyoruz. Yani hangi sistem olursa olsun onu çıkarları için kullanıyorlar dediğin gibi. Hatta iktidarda kim varsa seçim sistemini de o saptıyor, mesela New York'ta bir aralar meclise sosyalistler girmişti, kapı dışarı edildiler, SSCB'de ise komunist partisi dışında kimse iktidara gelemedi, aynısı şuanki Çin içinde geçerli.
      CITIZEN Bunu beğendi.
      Konu Donald J. Trump tarafından (06.08.2016 Saat 14:45 ) değiştirilmiştir.

    8. #8


      DRNTYF Ana Muhalefet Lideri
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Hali
      ----
      Nerden
      İstanbul
      Üyelik tarihi
      29.05.2011
      Mesajlar
      1.527
      Takımı

      Standart

      Alıntı Richard Kane Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      Evet haklısın ama işin ilginci her türlü sömürülüyoruz, Çin veya SSCB olunca Komünist Partisi tarafından sömürülüyoruz, ABD veya Avrupa olursa Kapitalizm tarafından sömürülüyoruz. Yani hangi sistem olursa olsun onu çıkarları için kullanıyorlar dediğin gibi. Hatta iktidarda kim varsa seçim sistemini de o saptıyor, mesela New York'ta bir aralar meclise sosyalistler girmişti, kapı dışarı edildiler, SSCB'de ise komunist partisi dışında kimse iktidara gelemedi, aynısı şuanki Çin içinde geçerli.
      O da doğru, şahsi kanaatimdir gene bu uç örnekler yerine liberal demokrasiyi sağlam oturtmuş ülkeler her zaman daha iyidir. Biliyorsun liberalizm, sosyalizm sosuna batırılmış kapitalizmdir. İkisi birbirini dengeliyor ve refah düzeyi yüksek ülkeler ortaya çıkıyor. Sen ne düşünüyorsun?
      Donald J. Trump Bunu beğendi.

    9. #9


      Müfettiş Richard Kane
      Durum
      Çevrimdışı
      Ruh Hali
      ----
      Nerden
      İstanbul
      Üyelik tarihi
      04.02.2013
      Mesajlar
      590

      Standart

      Alıntı Citizen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      O da doğru, şahsi kanaatimdir gene bu uç örnekler yerine liberal demokrasiyi sağlam oturtmuş ülkeler her zaman daha iyidir. Biliyorsun liberalizm, sosyalizm sosuna batırılmış kapitalizmdir. İkisi birbirini dengeliyor ve refah düzeyi yüksek ülkeler ortaya çıkıyor. Sen ne düşünüyorsun?
      bak bu güzeldi; sosyalizm sosuna batırılmış kapitalizm... altına imzamı atarım.

      Kesinlikle katılıyorum, İsveç, Norveç, İzlanda gibi işin ortasını yakalamış Kuzey Avrupa veya İskandinav ülkelerinde bu işleri daha sağlıklı yürüyor. En azından ABD'deki veya Çin'deki uçluklar bu ülkelerde yok, bunlar zaten bana göre yaşamak için en ideal ülkelerden.... Bu arada böyle ülkeler de kapitalizm veya sosyalizmin tuzağına düşürülmeye çalışılıyor, 2008 krizinden önce Alcoa gibi çok uluslu Amerikan şirketleri, bankaları ve kredi derecelendirme kuruluşları bu ülkeyi görülmedik zarara sürüklediler, belki biliyorsundur, İzlanda'da işsizlik tavan yapmıştı, halk sokaklardaydı. Yani bu uçta yaşayanlardan özellikle emperyalistlerden kimseye rahat yok. Al işte bizde de darbe oldu, ama muhtemelen bu darbeyi beyaz saray yaptırmadı, Obama zaten son zamanlarını yaşıyor. diyeceksin ki o zaman kim yaptırdı? Ferdinand Lundberg, The Rich and The super rich adlı kitabında aklımda kaldığı kadarıyla CIA'nın önce finpols (finansal politicans, yani büyük sermaye çevreleri) sonra pubpols'ün (public politicans yani politikacılar) çıkarları için çalıştığını yazmıştı. Yani bu işte de sermaye çevrelerinin parmağı olabilir kanımca.
      CITIZEN Bunu beğendi.
      Konu Donald J. Trump tarafından (06.08.2016 Saat 15:10 ) değiştirilmiştir.

    Konu Bilgileri

    Users Browsing this Thread

    Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

    Yetkileriniz

    • Konu Acma Yetkiniz Yok
    • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
    • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
    • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
    •  

    Giriş